Ben, Earl ve Ölen Kız (Me and Earl and the Dying Girl)

 

Ben, Earl ve Ölen Kız, merkezinde kanserli bir kızın bulunduğu, ergenlik dönemindeki gençleri konu alan bir film. Filmin anlatıcısı rolünde bulunan Greg’in(filmin adındaki Me) ağzından, arkadaşı Earl ve sonradan arkadaş olduğu kansere yakalanan Rachel’ın(Ölen Kız) ruhsal değişimlerini ve yaşamlarının nasıl değiştiğini izliyor ve dinliyoruz.

Yönetiyorum, Öyleyse Varım

Önceleri Martin Scorsese, Alejandro G. Iñárritu gibi isimlerin asistanlığını yapan Alfonso Gomez-Rejon‘un yönetmenliğini yaptığı Ben, Earl ve Ölen Kız filmi, filmle aynı adı taşıyan romandan uyarlanmış bir yapım. Romanın yazarı Jesse Andrews, ilk senaristlik tecrübesini de bu film sayesinde ediniyor. Kitabı bilemiyorum ama filmin senaryosu için konuşacak olursam iyi iş çıkarmış. Aynı şeyleri yönetmen için de söyleyebilirim. Ancak kamera açılarıyla bazen abartılı şekilde oynamış. Bu yolla kendi tarzını yaratmaya çalıştığı bir gerçek ama sanki bağıra bağıra “Heey bakın ben de buradayım!” demeye çalışıyormuş gibi hissettim.

alfonso gomez-rejon

Filmde lise çağındaki gençlerin hayat hikayeleri anlatıldığı için doğal olarak komedi unsurları da fazlasıyla mevcut. Yaptıkları absürdlüklere zaman zaman kahkaha attım. Kanser öğesi de filmin dram kısmını öne çıkarıyor. Bu yüzden dramı ve komediyi iyi harmanlayan Ben, Earl ve Ölen Kız için rahatlıkla trajikomik bir film diyebiliriz.

Ben, Earl ve Ölen Kız

Filmdeki en enteresan karakteri Greg’in babasını oynayan Nick Offerman canlandırıyor. Nick Offerman’ı Parks and Recreation dizisinden hatırlayanlarınız olabilir. Orada, muhtemelen televizyon tarihinin en orijinal karakteri olan Ron Swanson’u canlandırıyordu. İzlemediyseniz mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Bu filmde de dizideki kadar ilginç bir adamı canlandırıyor.

Nick Offerman Greg'in babası

Greg’in babası(ismi filmde telaffuz edilmiyor) çok değişik yemekler yapan, sürekli Avrupa sinemasından filmler izleyen bir adam. Yalnız bu filmleri tek başına izlemiyor. Yanında oğlu Greg ve onun çok yakın arkadaşı Earl‘le beraber izliyorlar. Çocukluğundan beri sanat filmleri izleyen bu iki delikanlı, büyüdüklerinde de bu filmleri biraz tiye alan komik, kısa filmler çekmeye başlıyorlar. Bu yönetmenlik maceraları yüzünden Greg, beraber film çektikleri yakın arkadaşı Earl’ü de izleyiciye ve çevresine “iş arkadaşım” olarak takdim ediyor.

Greg ve Earl

Rachel(Ölen Kız) filmin hemen başında izleyiciyle tanıştırılsa da hikayeye hemen girmiyor. Kanserli kızımız, Greg onu arkadaşı olarak görmeye ve kanı kaynamaya başladıkça hikayeye dahil oluyor. Kanser hikayesi ise bir ajitasyon aracı olarak kullanılmıyor. Başka filmlerde olduğu gibi yönetmen istese izleyiciye oynayıp, onları ağlatmak için gereken şeyleri yapabilirdi. Ama yapmamış, iyi de olmuş. Ben, Earl ve Ölen Kız’da daha çok arkadaşlık teması öne çıkarılıyor ve bu arkadaşlıklar sayesinde de izleyicinin her türlü duyguyu tatması sağlanıyor.

Greg ve Rachel

İzlerken çok zevk aldığım, beni yer yer düşünmeye sevk eden bir film oldu Ben, Earl ve Ölen Kız. Tadında güldürüp tadında üzen(ilginç bir tabir oldu) bir film arıyorsanız, zamanınız da kıymetliyse, izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

 

Bir Cevap Yazın