Yuval Noah Harari – Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi

Kitapçılarda “Çok Satanlar” rafından olabildiğince uzak durmaya çalışırım(internet alışverişleri için de geçerli). Çünkü bu kitapların gerçek satış rakamlarına göre düzenlenmediğini, reklam anlaşmalarıyla o raflardaki yerlerini aldığını düşünürüm. Buna ek olarak herkesin dilinde olan ve çok konuşulan popüler kitaplar da bende hep negatif algı oluşturmuştur(ne nazlı erkeğim ama!). Türkan Şoray Kanunları ‘nı aratmayan kurallarım olsa da bu inadı önce Sapiens, ardından da Mahfi Eğilmez‘in kitabı Değişim Sürecinde Türkiye‘yi okuyarak kırdım.


Sapiens’in Kısa Bir Tarihi

Sapiens’in yazarı Harari, kitabın adından da anlaşılacağı gibi insan türünün ortaya çıkmaya başladığı tarih öncesi zamanlardan itibaren, elimizde bulunan kanıtlar ışığında insanlığın bugüne kadar yaşadığı biyolojik ve sosyolojik evrimi inceleyerek kendi tezlerini ortaya koyuyor.

Yuval Noah Harari - Sapiens kitap insan

Daha en başta insanın tanımını yapıyor ve diğer canlılardan nasıl ayrıştığını, bugüne kadar nasıl geldiğini olasılıkları anlatarak açıklıyor. Kitabın farklılık yaratan kısımları buralar değil çünkü bu bilgileri herhangi bir tarih kitabından da elde edebilirsiniz.

Dini inançlar konusunda anlaşamayan Hıristiyanlar ve Müslümanlar paraya inançta anlaşıyordu, çünkü din bir şeye inanmamızı isterken, para başkalarının da bir şeye inandığına inanmamızı ister.


Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens

Kitabın ilgimi çekmeye başladığı ilk anlar Harari’nin Tarım Devrimi hakkında kendi fikirlerini ileri sürmesiyle başladı. Tarım Devriminin insanlığın yararına değil zararına olduğunu, insanların farkında olmadan özgürlüklerinden feragat edip kendilerini birer tutsak haline getirdiklerini ikna edici nedenlerle açıklıyor yazar. İnsanların daha fazla çalışmak zorunda kalmaları, hastalıkların ve doğumla ölüm oranlarının artması Harari’nin verdiği örneklerden birkaçı.

Yuval Noah Harari - Sapiens ispanyol

Tarih çok az insanın “yaptığı”, geri kalanların da tarla sürdüğü veya su kovaları taşıdığı bir şeydir.

Tarım Devriminin yarattığı büyük dönüşümle beraber insanların yerleşik hayata geçmesinin sonucu olarak yeni kurum ve kavramlar ortaya çıktı. Bunlar zaten ilkokuldan itibaren öğrendiğimiz şeyler. Ancak devlet, para, markalar, şirketler gibi oluşumların aslında ne kadar sanal şeyler olduğunu kitabı okuduğumda kavradım. Bu kavramların varlığına o kadar içten ve derinden inanıyordum ki şu zamana kadar sanallıklarının ve kırılganlıklarının bilincine varamamıştım. Bu geç aydınlanmanın nedeni belki benim aptallığım, belki bunlar üzerine hiç düşünmemem veya kendi naifliğimdendir, bilemiyorum :).

Bu sanallık bilinci beni farklı düşüncelere de itti. Toprağa atılmış anarşi tohumlarının uygun bir ortam oluştuğunda yeşerip içinde yaşadığımız sanal gerçekliği yerle bir edişini görebilir miyiz acaba, merak etmiyor değilim. “Introduce a little anarchy. Upset the established order, and everything becomes chaos. I’m an agent of chaos…” Joker‘e selam olsun..

Hayali düzen dışında bir yol mümkün değil. Etrafımızdaki hapishane duvarlarını yıkıp özgürlüğe koştuğumuzda aslında daha büyük bir hapishanenin geniş bahçesine doğru koşuyoruz.

Yuval Noah Harari - Sapiens eski ahit

Bir İdeolojinin Yükselişi

Şu ana kadar kitapla ilgili hep pozitif şeyler yazdım. Gerçekten de büyük bir heyecan ve şevkle okuyordum kitabı. Ancak kitabın belli bir bölümünden itibaren Harari beni kaybetmeye başladı. Bunun sebebi ise yazarın anlam veremediğim bir kapitalizm övme merakı oldu. Çünkü kapitalizmin vahşi ve cani yönlerinden belli belirsiz bahsedip bunları göz ardı edebileceğimizi iddia ediyor. Göz ardı etmemizin sebebi olarak ise kapitalizmin zarardan çok yarar sağladığını düşünmesi.

Büyüme, hiçbir ahlaki değerle sınırlandırılmayan bizatihi bir değer olunca felakete sürükleyebilir.

Hatta bir adım daha ileri gidip kapitalizm olmasa bugünlere gelemeyeceğimizi de söylüyor. Her cümleden sonra bir “ama” ekleyerek aslında kapitalizmin biz sapiens için ne kadar iyi bir şey olduğunu okuyucuya satır aralarından yansıtıyor. Bilimsel olması gereken bir kitabın bir ideoloji üzerine fazlasıyla yoğunlaşması ve onu alttan alta övmesi bana doğru gelmedi açıkçası.

Yuval Noah Harari - Sapiens arka kapak

2013’teki ekonomik pasta 1500’dekinden çok daha büyük ama o kadar eşitsiz dağılıyor ki, pek çok Afrikalı köylü ve Endonezyalı işçi, bütün gün süren yorucu bir çalışmanın ardından eve atalarının beş yüz yıl önce getirdiğinden daha az gıdayla dönüyor. Tıpkı Tarım Devrimi gibi, modern ekonominin büyümesi de dev bir aldatmaca olabilir.


Kendime Notlar

Kitabı okurken altını çizdiğim, dikkatimi çeken birkaç satır bilgi..

  • Peugeot bizim kolektif hayal gücümüzün ürünüdür. Avukatlar buna “yasal kurgu” adını verirler. Peugeot bir tür yasal kurgu olan “sınırlı sorumlu şirketler” kategorisindedir.
  • Tarihte adı yazılmış ilk insanın peygamber, şair veya büyük bir komutan değil de bir muhasebeci olması çok anlamlıdır.
  • 2006’da dünyadaki toplam para miktarı 473 trilyon dolarken, madeni para ve banknotların toplam değeri 47 trilyon dolardan azdı. Tüm paranın %90’ından fazlası (hesaplarımızdaki 400 trilyon dolardan daha fazla) sadece bilgisayarlarda mevcuttur.
  • Bildiğimiz ilk tektanrılı din, MÖ 1350’de Firavun Akhenaten, Mısır panteonundaki ufak tanrılardan biri olan Aten’in, evrenin gerçek üstün gücü olduğunu ilan ettiğinde ortaya çıktı.
  • Bugün bir ülkenin kredi derecelendirme notu, o ülkenin ekonomik refahından ve doğal kaynaklarından çok daha önemlidir. Kredi notları, bir ülkenin borçlarını ödeyebilme olasılığını gösterir; saf ekonomik verilere ek olarak siyasi, toplumsal hatta kültürel etmenler bile dikkate alınır.
  • Belçikalılar tarafından yönetilen Kongo havzasındaki 6 milyon insan(Kongo nüfusunun en az %20’si), 1885 ile 1908 yılları arasında büyüme ve kar sevdası uğruna katledilmiştir.
Yuval Noah Harari - Sapiens tablet

Son Söz

Eğer kapitalizm övgüsünü bir kenara bırakıp yazarın yaptığı gibi bazı şeyleri göz ardı edersek gerçekten güzel bir kitap Sapiens. İnsanlık tarihi ve gelişimiyle ilgili farklı şeyler öğrenmek, muhtemel gelecek senaryolarını okumak için kütüphanelere eklenebilir. Ek olarak söylemeliyim, Harari’nin genç yaşına rağmen bu kadar çok şey bilmesi ve bu bilgileri de derleyip bir kitapta toplaması da gerçekten takdire şayan.

Tutarlılık, durgun zihinlerin oyun alanıdır.

Dipnot: Her şeye rağmen çok satanlara karşı ön yargım hala bitmiş değil 😉

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.