Yusuf Atılgan – Anayurt Oteli

Açıkçası kitaba başlamadan önce son ana kadar aklımda okumak yoktu. Ancak severek takip ettiğim Orhun Kayaalp, her ay okuduğu kitapları ve izlediği filmleri anlattığı Youtube videolarından birinde Anayurt Oteli’nden bahsetti. İzledikten sonra bile hala okumak gibi bi’ niyet oluşmamıştı zihnimde. Fakat 67 saat süren şehirler arası otobüs yolculuğumda Kindle‘ımda kitap ararken bilinçaltımın etkisiyle mi oldu artık bilemiyorum direk Anayurt Oteli’ne gitti parmaklarım. Yolculukla beraber başlayan kitap, sona ermesiyle de bitti.

Yusuf-Atilgan-hayati


Anayurt Oteli 

Kitap, babasının ölmesiyle birlikte bütün sorumluluğu kendisine kalan Anayurt Oteli’ni işleten Zebercet’in hayatının bir bölümünü anlatıyor. Otelde bir geceliğine kalan bir kadına Zebercet’in takıntılı bir şekilde aşık olmasıyla başlayan hikaye, dallanıp budaklanarak başkarakterimize ve dünyayı algılayış biçimine şekil veriyor, kendi iç dünyasında bizi yolculuğa çıkarıyor.

Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak.

Yaşamına ortak olduğumuz Zebercet’in hikayesi bana çok enteresan duygular yaşattı. Aklından geçenlerden veya yaptıklarından bazen rahatsız olsam da bazen de çaresizliğinden ve kendine yabancılaşmasından dolayı gerçekten içim acıdı. Yakınlık hissettim.

Yusuf-Atilgan-Anayurt-Oteli-icerik

Zebercet’in kendine yabancılaşması sonucu ise toplum tarafından yadırganacak boyuttaki cinsel dürtüleri ortaya çıkıyor. Okuduğum kitaplar doğrultusunda gözlemlediğim kadarıyla varoluşsal problemler yaşayan karakterlerde bu tip sıkıntıların yansıması olarak farklı davranışlar ortaya çıkabiliyor. Zebercet’te bu, cinsellik duvarlarını yıkması olarak sonuçlanıyor. Sapıklık olarak yorumlanabilecek davranışlar okuyucuda bir huzursuzluk bırakıyor ki bunu başarması Yusuf Atılgan’ın başarısını da ortaya koyuyor.

Köy yerinde dul karıya rahat yok; hele kısır olursa. Evlisi bekarı bıyık burar, fırsat kollar yezitler.

Anayurt Oteli bilinç akış tekniğiyle yazılmış bir roman(Tutunamayanlar gibi). Bu yüzden anlatılan hikayeler bazen birbirine giriyor. Ana hikayeyle bilinç akışı olan yerler aklınızın karışmasına sebep olabilir. Bu yüzden de anlayamayabiliyorsunuz(bkz: ben).

Önemli olan insanın edimleriydi. Değişmez tek bir kesinlik var insan için; ölüm.

Anayurt Oteli’nin aynı zamanda Ömer Kavur tarafından beyaz perdeye aktarılan bir de filmi bulunmakta. Ben izlemedim ama yorumlar çok olumlu. Boş bir zamanında ona da kesinlikle şans vereceğim.

Yusuf-Atilgan-Anayurt-Oteli-kitap


Son Söz

Anayurt Oteli’ni bitirdiğimde biraz haksızlık ettiğimi itiraf etmem gerek. Karakterin aslında ne kadar derin olduğunu okuduğum birkaç inceleme yazısından sonra anladım. Varoluşsal sıkıntılar çektiğini o zaman tam manasıyla kavradım. Ama kitabı tam anlayamama nedenim sanıyorum ki zaman zaman sıkılmam ve Yusuf Atılgan’ın bilinç akışı uyguladığı anlarda odağımı kaybetmemden kaynaklandı. Yazıldığı döneme göre Türk Edebiyatı açısından örneğine çok çok az rastlanan devrim niteliğinde bir eser ve hala önemli bir yere sahip. Kesinlikle okunmalı diyemem ama şans verilmeli.

Dayanılacak gibi değildi bu özgürlük.

Bir Cevap Yazın