Mehmet Genç – Rotasız Seyyah Yol Hikayeleri

Mehmet Genç - Rotasız Seyyah

Özellikle son 1 senede gezi yazı ve bloglarına karşı ilgim ve merakım oldukça arttı. Okudukça sanki oraları ben de geziyormuş gibi hissediyor ve yazarla birlikte ben de heyecanlanıyorum. Tabi ki kastettiğim çok düz bir şekilde yazılmış “Şu şehirde şuralara gidilmeli, buraya geldiyseniz şunları kesinlikle yiyin vs.” temalı yazılar değil. Gezi yazılarında daha çok hikayeler arıyor ve onlara ortak olmak istiyorum. Sanki bir hikaye kitabı okuyormuşum da, şehir sadece hikayenin arkaplanını oluşturuyormuş gibi yazılan yazılardan bahsediyorum. Bu tarz gezi yazıları kaleme alanların çoğu da zaten kendini yola vermiş, bir sonraki durağının planını fazla yapmadan yola koyulan insanlar. Tam olarak da aradığım bu zaten, biraz vurdum duymazlık.

Rotasız Seyyah

Bu tarz bloglar ve siteler arasında dolaşırken denk geldiğim güzel insanlardan biri de kendine Rotasız Seyyah diyen Mehmet Genç oldu. Çalıştığı şirketin kendisini iş için Tayvan’a göndermesi sonucu zincirlerini kırar ve “Ben dünyayı gezmek istiyorum.” düşüncesiyle beraber işinden istifa ederek zorlu ama bir o kadar da heyecanlı maceraların kollarına bırakır kendini geçmişin beyaz yakası, bugünün seyyahı(tabi bu süreç kitapta daha detaylı anlatılıyor).

İşte bu kitapta da Mehmet Genç, gezileri esnasında(hikayelerin bikaçı dışında hepsi Orta ve Güney Amerika’da geçiyor) başından geçenleri, tanıştığı insanların hikayelerini ve seyahatlerle ilgili yardımı dokunabilecek bazı ipuçlarını okuyucuya aktarıyor.

Bu hikayelerde Güney Amerika yerlileriyle olan temasları ve konuşmaları oldukça ilgi çekici. Ancak beni en çok etkileyense gönlü bol oluşu ve paylaşamayı bir hayat gayesi olarak benimsemesi oldu. Elinden geldiğince yoksul insanlara yardım edip onlara yemek ısmarlaması bana aslında ne kadar bencil olduğumu bir kere daha hatırlattı. İyilik yapan iyilik bulur…

Bu hikayeler arasında dikkatimi en çok çekenlerden biri Fabiana’nınkiydi ve söyledikleri düzene karşı bir başkaldırı adeta. Bakın 2 çocuk sahibi ve 10 yıldır eşiyle Latin Amerika’yı arabayla gezen Fabiana ne diyor:

Klasik toplumda yaşayan biri, bu tip bir hayat seçmek isterse sistem ona “Yapamazsın” der. Ama buna sen karar verirsin. İstersen yaparsın.

Kitap Tasarımı

Kitabın tasarımıyla ilgili kafam biraz karışık. Net bir fikrim yok. Öncelikle kitap gerçekten harika gözüküyor.  Kapak fotoğrafı ve renklendirmeler çok güzel ve bunlar sayesinde kitabın bir albenisi var. Ancak ciltli tasarımı kitabı çok hantallaştırıyor. Bir gezi kitabından daha çok bir ansiklopediyi andırıyor. Yolda vs. okumak neredeyse imkansız. Hantallığın bir diğer sebebi de gereğinden fazla sayfa kullanılmış olması. Yazı fontları çok büyük, bazı bölümler arasında verilen boşluklar neredeyse bir tam sayfayı buluyor. Bunun yazarla alakası olduğunu düşünmüyorum. Yayınevi politikası olsa gerek ama göze çok batıyor. Sayfa sayısı arttıkça fiyat da kabarıyor ki bu konuya asıl takılma sebebim de bu. 27,5 TL olan raf fiyatını sayfa sayısını azaltarak aşağı çekmek gibi bir olanak varken bütçeleri zorlayacak bir fiyatla okuyucunun karşısına çıkılması beni üzdü. Görüntü muhteşem mi? Görsel olarak muhteşem. Fiyat/hantallıkla görselliği terazinin kefelerine koyunca hangisi daha ağır basıyor karar verebilmiş değilim.

Son Söz

İnsan ve yol hikayeleri okumayı seviyorsanız kitaplığınızda bulunması gereken bir kitap. Rotasız Seyyah’ımızın gözünden şehirleri ve insanları tanımak eminim sizin de ufkunuzu genişletecektir. Hatırlatmakta fayda var, Mehmet Genç’in Rotasız Seyyah adındanki Youtube kanalından da çektiği videolara ulaşmanız mümkün.

Bundan sonraki okuyacağım gezi kitabı Başka Türlü Bir Şey olacak. İşlerinden istifa edip dünya turuna çıkan İsmail ve Özcan’ın hikayesi…

Bir Cevap Yazın