İlber Ortaylı – Türklerin Tarihi

İlber Ortaylı’nın daha önce dört kitabını okudum ve dördüne de blogumda yer verdim. Aralarından en beğendiğim İmparatorluğun Son Nefesi‘ydi çünkü çok akıcı ve tekrardan uzak bir dille yazılmıştı. Ancak bunun dışındaki üç kitap için aynı şeyleri söyleyemem. Düşüncelerimi yazdım da keza. Kesinlikle kötü değillerdi ama okuması yer yer zorlaşıyordu. Türklerin Tarihi için de aynı şeyleri söylersem sanırım yanlış olmaz.

Bütün tarihçiler sübjektiftir. Mühim olan kompozisyonu iyi yapmak, palavracılığın dengesini ayarlamak ve ahlaksızlık derecesinde tahrifata gitmemek…


Türklerin Tarihi

Türklerin Tarihi, 2015 yılında Timaş tarafından yayımlanan iki kitaplık mini serinin ilk kitabı. İkinci kitapta Osmanlı Dönemi ve sonrası anlatılırken birinci kitapta ağırlıklı olarak Türk kavimlerinin izlerine ilk rastlanan dönemler, Anadolu’ya göçü ve yerleşme süreci işleniyor.

Bursa’nın eski adı Prussa’dır. Keşiş Dağı’nın (Uludağ, eski adı Olympos) eteklerinde…

Türklerin Tarihi

Asya Bozkırlarından başlayan ve Batı Anadolu’ya kadar uzanan bir süreç anlatılıyor kitapta. Başlarda özellikle Türklerin tarihteki yeri ve rolü, İslam’ı kabulü, etkiledikleri ve etkilendikleri diller gibi konulara parmak basılıyor. Bu kısımların ardından kitapta en çok yer kaplayan Selçukluların devlet yapısı, ikili ilişkileri ve politikaları hakkında daha derinlikli bilgiler aktarılıyor.

Peki parşömen lafı nereden geliyor? Bergama’dan (Pergamon) dolayı… Parşömeni orada geliştirmişler, adını şehirden alıyor.

Kitabın sonlarına doğru ise Osmanlı Beyliğinin oluşma ve büyüme süreçlerinden ve bu dönemde uyguladığı doğru politikalardan bahsediliyor. Ancak çok detaylı bir açıklama yok.

Rus doğrudan doğruya Müslümanların ve Türklerin verdiği bir isimdir.

Fark ettiyseniz sürekli edilgen fiiller kullanıp “yapılıyor, ediliyor” dedim. Bunun nedeni kitabı İlber Hoca’nın kaleme almamış olması. Hocayla yapılan röportajlar soru-cevap şeklinde direkt kitaba aktarılmış ki bence 300 küsur sayfalık bir kitap için bu biraz sıkıntılı bir iş olmuş.

Hannibal bizim topraklarımıza da gelmiştir ve mezarı Gebze civarındadır.

Hocanın Timaş’tan çıkan kitaplarının çoğu düz yazı gibi gözükse de özünde birer röportaj sonucu oluşturulmuş ve düzenlenmiş metinlerden ibaret. Ortaylı’nın bizzat kaleme aldığı kitaplar değiller. Bu tip kitapların röportaj sonucu çıktığı hissedilse de akıcılığa fazla darbe vurmaz. Ancak bu kitabın direkt röportaj olarak aktarılması bence problemli bir seçim olmuş. Kitap maalesef kafamda hiçbir bütünlük oluşturmadı. Sorular arası geçişlerde konuyu kavramakta sorun yaşadım.

İlber Ortaylı Türklerin Tarihi

Aramca öğrenilmeden bırakın Hıristiyanlığı, semavi dinlerin ilahiyatı yapılamaz. Keza İslam devrinin parlak çağındaki kelamcılar ve hadisçiler İbranca ve Aramca bilirlerdi.


Son Söz

Tarihimize genel bir giriş yapmak açısından bence faydalı bir kitap Türklerin Tarihi. Her şeyden biraz biraz bahsediliyor ve en azından bazı konular hakkında genel anlamda fikriniz oluyor. Ancak dediğim gibi yazım tekniğinden ötürü okuması biraz zor olabilir.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.