İlber Ortaylı Seyahatnamesi

İmparatorluğun Son Nefesi, okuduğum ilk tarih kitabıydı. Kitabın yazarının İlber Ortaylı olması bir yana, tarihin bu bölümünü okullarda öğretilen kitaplar dışında farklı bir kaynaktan öğrenmek çok ayrı bir zevk vermişti bana. Didaktik anlatımdan uzaklaşıp işin içine duygu ve düşünceler girince tarih benim için sadece öğrenilen değil yaşanan bir şeye de dönüşüyordu, bunu farketmiştim. İlber Ortaylı Seyahatnamesi ise tarihten ziyade gezmeye, seyahat etmeye olan merakım yüzünden ilgimi çekti. Ülkelerin geçmişlerini bir de İlber Ortaylı’dan dinlemek istedim.

İlber Ortaylı Seyahatnamesi

Kitap okumak ve bisiklet sürmek ne kadar keyif veriyorsa, seyahat etmek de o kadar büyük keyif veriyor ve heyecan uyandırıyor bende. Sanırım bisiklet sürerken salgılanan adrenalinin bi’ o kadarı da seyahat ederken, planlar yaparken salgılanıyodur vücudumda. Bu heyecanın başka bir açıklaması olamaz çünkü. Diğer yandan, seyahati bu kadar seviyor, kitap okumaktan da bu kadar zevk alıyorken bu ikiliyi bir noktada buluşturmak benim gibiler için kaçınılmaz oluyor. İlber Ortaylı Seyahatnamesi de bu tanıma uyan nadide kitaplardan.

İlber Ortaylı Seyahatnamesi

İlber Hoca kitabında, Avrupa’dan Orta Asya’ya, Uzak Doğu’dan Orta Doğu’ya kadar gittiği bütün ülkelerin(kitaptaki ülkelerin sadece birine gitmemiş) tarihi seceresini ve Türklerle olan bağlantısını ortaya döküyor. Her ülke ve neredeyse her şehir için ayrı başlıklar açmış İlber Hoca. Tarihi yerlerin, tarihi şehirlerin geçmişlerini ve Türk kavimleriyle olan ilişkilerini irdeleyip kısa ama öz bilgiler veriyor. Bu açıdan İlber Ortaylı Seyahatnamesi de okurken aydınladığımı hissettiğim kitaplardan biri oldu.

Tarihi bilelim, ama geçmişin kinini tutmaktan çok, geleceği daha iyi kurmak için.

Kitapla ilgili tek bir olumsuz düşüncem var o da tamamen kişisel ve beklentilerimden kaynaklı. Ben kitabın biraz daha yol hikayesi olmasını bekliyordum. İlber Hoca gezip gördüğü yerleri okuyucularıyla beraber oradaymış gibi anlatacak, yanında da tarihi anektodlar verecek gibi bir düşünce uyanmıştı bende. İlber Ortaylı Seyahatnamesi ise buna zıt, neredeyse tamamen tarihe ve politik ilişkilere odaklı bir kitap olarak çıktı karşıma. Bundan şikayetçi miyim? Belki biraz, evet. Ama bu kitabın değerini düşürür mü? Kesinlikle hayır.

Demir-çelik, sanayi, mühendislik dallarında patlama yapan Türkiye’nin diplomalılarının tarih, coğrafya ve edebiyat dalındaki yavanlığı, maddi zenginliklerimizin geleceği için de bir tehlikedir. Zira kimliğini inşa edemeyen aydının toplumunu da nereye götüreceği belli değildir.

Kendime Notlar

İmparatorluğun Son Nefesi‘nde yaptığım gibi dikkatimi çeken bazı kısımları not aldım. İşte o notların bir kısmı:

  • 1700 İstanbul Barışı’yla Ruslar İstanbul’da bir elçilik kurdu. İlk büyükelçi, yazar Lev Tolstoy‘un büyük büyük dedesidir.
  • Selanik bugün Yunanistan sınırları içinde kalsa da aslen Makedonya’nın başkentidir. Ayrıca, Portekiz ve İspanya Yahudileri 15. asırda Katolik zulmünden kaçarak Selanik’e kaçmışlardır. Balkan savaşları ve ardından Nazilerin işgaline kadar Selanik, Akdeniz’in en kalabalık Yahudi metropolüymüş.
  • Kitapta en çok ilgimi çeken ve hiç bilmediğim konu ise Osmanlı’nın İtalya’da fetih gerçekleştirmesi ve İtalya’ya ayak basmış olması oldu. Fatih zamanında, 15 günde Otranto Kalesi(çizmenin topuğunda yer alıyor) alınmış ve 13 ay sonra kanlı ve kısa bir savunmayla İtalya’ya terk edilmiş. Ayrıca burası Osmanlı’nın en uç noktadaki fethi olmuş.
  • 1565 baharında başlayıp 6 ay kadar süren Malta kuşatmasını Turgut Reis 8 Eylül’de kaldırmış ve o gün bugündür Maltalılar 8 Eylül’ü kurtuluş günü olarak kutluyorlar.
  • Estonya ülkesinin yüzde 5’i ada, yüzde 10’u göller, yüzde 35’i ormanla kaplı…
  • Japonya daha 18. yüzyılda kadın ve erkek nüfusunun aşağı yukarı eşit oranda, yüzde 40‘ının okuryazar olduğu bir toplum…
  • Yeryüzünde bilinen ilk seramik Japon adalarında imal edilmiş.

Son Söz

Tarihle ilgili yeni şeyler öğrenmek, ülkelerin ve şehirlerin geçmişlerine ufak bakışlar atmak istiyorsanız bence okunması gereken bir kitap İlber Ortaylı Seyahatnamesi. Yukarıda yazdıklarım benim kitaptan öğrendiğim bilgilerin sadece bir kısmı. Bunlar gibi daha onlarca ilginizi çekecek ve öğrenilecek detay olduğunun garantisini verebilirim. Okuyun, okutun, sağlıcakla kalın…

Bir Cevap Yazın