Harper Lee – Bülbülü Öldürmek

Uzun bir süredir okumak istiyordum Bülbülü Öldürmek’i. Çok övülüyordu. Fakat sıra gelmemişti bir türlü. Özellikle alttaki tweeti okuduktan sonra daha da fazla okuma isteği kabardı içimde. Yasaklar her zaman ilgimi çekmiştir. Askerde yapılacak en iyi şeyi yapıyor, kitap okuyordum. Herhalde 1213 kitap bitirmişimdir 5 ayda. Bu kitaplar arasında Bülbülü Öldürmek de vardı. Genelde ertelediğim kitapları okuyunca bir gecikmişlik hissi yaşarım ama bu sefer öyle bir duyguya kapılmadım. Bu sefer sanki tam zamanında okumuştum. Ne geç ne de erken…

harper lee - bülbülü öldürmek

Bülbülü Öldürmek

Kitap 1930’ların Amerika’sında geçiyor ve üç ana karakter etrafında şekilleniyor. Anlatıcı konumunda Scout Finch adında ve Maycomb kasabasında yaşayan 10 yaşındaki bir kız çocuğu var. Bütün hikayeyi onun ağzından dinliyoruz.

Bülbülü Öldürmek’in ana konusu ırkçılık. Amerika’nın çok uzun yıllar çözemediği ve hala kanayan yarası olan siyah-beyaz sorununu bir çocuğun saf ve tertemiz bakış açısıyla gözlemliyoruz. Beyaz bir kadına tecavüz etmekle suçlanan bir siyah ve onun savunma avukatlığını yapan Scout’un babası Atticus eşliğinde ırkçılığın, kin ve nefretin ne kadar mide bulandırıcı olduğuna şahit oluyoruz. Bir yanda “üstün” ırk, diğer yanda her gün hakarete uğrayıp ikinci sınıf insan muamelesi gören siyahlar.

harper lee-bülbülü öldürmek

Kitap son 150 sayfa civarlarına kadar genelde karakterleri ve kasabayı tanıtmakla geçiyor. Sonlara doğru zihninizde oturan karakterler hikayede daha fazla aktif rol almaya başlıyor. Düğümün çözülmeye yaklaştığı anlarda bir toplumu ve içindeki bireyleri daha iyi inceleyebiliyor, olaylar karşısında verdikleri tepkileri kafanızda ölçmeye ve yargılamaya başlıyorsunuz. Böyle bir durum olsa acaba ben ne yapardım diye kendinize soruyorsunuz. Yer yer insanlığınızdan nefret ediyor, kendinizden utanıyorsunuz. Bu sizin için böyle olmayabilir ama bende uyanan duygular ve kafamda oluşan soru işaretleri böyleydi. İnsanların, özellikle bazılarının, ne kadar pislik ve aşağılık oldukları.

Bunların dışında kitabın dili çok sade ve anlaşılırdı. Çok rahat okunan, akıp giden bir kitap. Öyle aman aman bir sürükleyiciliği yok ama sıkılmıyorsunuz. Scout size çok tatlı ve güzel bir yoldaş oluyor.

Son Söz

Çoğumuz kabullenmesek de ülkemizde belirli bir dozda ırkçılık var. Kendini üstün gören insanlar oldukça ırkçılık da var olmaya devam edecektir. Bu kaçınılmaz bir sonuç. Bülbülü Öldürmek, bu sonuçtan kaçınılmayınca neler olduğunu göstermesi açısından bence güzel bir örnek. Çocuklara bu tür ayrımcılıkların ve davranışların ne kadar kötü ve yanlış olduğunu göstermek çok önemli. Çünkü ırkçılık bence aileyle ve yetişme tarzıyla ilgili bir durum ki bu da doğru bir eğitimle önüne geçilebilir olduğunu gösterir. Bu önlem ister Bülbülü Öldürmek’i okumakla olsun ister bir film izletmekle, her yetişkine ve çocuğa ırkçılığın ne olduğu anlatılmalı ve herkesin eşit olduğu fikri aşılanmalı.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.