Hakan Günday – Zargana

Kinyas ve Kayra‘yı okuduktan sonra hissettiğim o müthiş heyecanla koşarak(!) internetten Hakan Günday’ın bütün kitaplarını aldım. Biraz riskli bir hareket gibi görünse de Günday’ın kaleminden ne kadar çok etkilendiğimi en iyi anlatan durumdu bu yaptığım. 7 kitap arasından seçtiğim Zargana ise Günday’ın okuduğum ikinci kitabı oldu. Kinyas ve Kayra‘nın bir(belki iki) tık altında olmasına rağmen ben zevkle okudum.

Cahil ile anarşist arasındaki fark tüy kadardır. O aradaki tüyün üzerinde durur bütün okunan kitaplar.

Zargana

Kitap yine bildiğimiz Hakan Günday karanlığını ve sadeliğini taşıyor. Sadelikten kastım üslubunun ve dilinin ağdalı değil, rahat okumaya elverişli olması. Yoksa hikaye ve karakterler bunun tam zıttı olacak şekilde, olabildiğince karışık ve derin.

Kitabı özetlemek gerekirse; kitaba adını veren Zargana adındaki bir gencin, kendi geçmişiyle bağlantılı olan karakterlerle ilgili senaryolar yazıp, bu karakterleri başka insanlara günlük hayatları içinde para karşılığı oynatması üzerine kurulu bir roman. Biliyorum böyle anlatınca kulağa delice geliyor, hatta saçmalık diyenler de olabilir. Ancak Hakan Günday’ı tanımayanlar için belirtmek gerek, yarattığı dünyalar ve karakterler zaten delilikten başka bir şey değil bu adamın. Bütünüyle hayata farklı bir açıdan kavrayıp size hayatın farklı yönlerini gösteriyor. Bu farklılık ile gerçek hayatta karşılaşsak delilik olarak yorumlamamız kuvvetle muhtemel. Ancak bunu Zargana gibi bir romanda görünce sanırım yaşadığımızı hissediyoruz, kelimeler ve hikayeler yardımıyla.

Hakan-Gunday---Zargana-Arka-Kapak

Hakan Günday’ı sevmemin nedenlerinden biri de bu sanırım. Çirkin gözüken yollarla olsa da yaşadığımı hissettirmesi. Ve bunu sınırlarda yaşayan karakterlerle yapması. Ölümün soğuk nefesini sürekli ensemizde hissetmemiz ve bunun yarattığı tüyler ürpertici his. Zaten bu his sayesinde yaşadığımızı anlamıyor muyuz?

Kitaptan biraz saptım ama okuduğum iki romana geri dönüp baktığımda genel hatlarıyla yarattığı hisler bunlar. Yaşamın son durağında, ölüme bir kala, içindeki nefreti kusan insanlar…

Hollywood filmlerinin kurallarından biri gereğince kameranın üç saniyeliğine bile olsa tek başına gösterdiği bir nesnenin hikayenin ilerleyen dakikalarında kullanılacağından nasıl emin olunursa, Zargana’nın içindeki Betty’yi terk etme isteğinin de bir gün mutlaka su yüzüne çıkacağı bir gerçekti.

Son Söz

Günday severlerin kesinlikle okuması, sevmeyenlerin bir kere daha şans vermesi gereken; hiç okumayanlar için ise iyi bir başlangıç olacak bir kitap Zargana. Hayatın acı tadını bir de Hakan Günday’ın kaleminden tatmak için okuyun.

Bir Cevap Yazın