İsmail ve Özcan’ın Hikayesi – Başka Türlü Bir Şey

Belgrad ve Novi Sad‘dan sonra, yeni bir Balkanlar seyahatimin arifesinde(bu seferki uzun soluklu), yakın zamanda okuduğum ve tadı damağımda kalan Başka Türlü Bir Şey kitabıyla ilgili bir şeyler karalamak istedim. Ara ara açıp baktığım bu kitabı kısaca tanımlamak istesem sanırım “içimdeki kaçıp gitmek isteyen çocuğun çantasından çıkarmadığı favori kitabı” derdim.

Bu kitabı diğerlerine göre öne çıkaran artısı ne diye sorsanız bir şey diyemem. Çünkü Başka Türlü Bir Şey, Rotasız Seyyah‘tan sonra şimdiye kadar okuduğum ikinci gezi kitabı ve bu yüzden karşılaştırma yapabilecek kadar birikimim yok bu konuda. Ancak ben nelerini sevdim, işte onlardan zevkle bahsedebilirim.

Bir kere kitabın kesinlikle gidilen yerleri tanıtma gibi bir derdi yok. Odağında sadece mekan değil aynı zamanda insan da var. Tıpkı birer roman karakteri gibi anlatılan her günün heyecanını, hüznünü, hasretini satırları okurken hissediyorsunuz. Tabi ki edebi bir dil söz konusu değil ama çok içten ve sıcak. Bazen “acaba ben de onlarla beraber yollarda mıyım?” diye tereddüte düşürüyor. Kitaptan, en sevdiğim gezi programı olan Yiğit Eren Yolda‘dayı izlerken aldığım tadın aynısını aldım. Yolları beraber arşınlıyor, beraber geziyormuşuz gibi sanki..

İsmail Özger Özcan Bostancı Başka Türlü Bir Şey

Bir diğer konu ise bu iki kafadar mühendisin bir karar verip -üzerine de fazla düşünmeyip- bu kararın arkasında durmaları, elde cepte ne varsa satıp birikmişleriyle yollara düşmeleri insanda büyük bir doping etkisi yaratıyor. Daha yola çıkmadan başlayan olumsuzlukların her birinin üzerinden gelebilmeleri, bunlar bence büyük işler. Kesinlikle azımsanmamalı.

Kitapla ilgili en dikkat çekici kısmı sanıyorum fiyatı. İnternetten satın almadan önce kitabı hiç kitapçıya gidip incelemediğim için fiyatının neden bu kadar absürd(50 TL raf fiyatı) bir şekilde pahalı olduğunu anlayamamıştım. Gerçek, kargoyu açmamla beraber ortaya çıktı. Kaliteden ödün vermemek için kitabın tamamı kuşe kağıda basılmış. Çok güzel olmuş ona kimse bir şey diyemez ama bunu da kitabın tek olumsuz yanı olarak söylemek yanlış olmaz.

Başka Türlü Bir Şey Mümkün Mü?

İsmail ve Özcan gibi gezginler bizlere gösterdi ki başka türlü bir şey elbette mümkün. Burada önemli olan gerçekten ne istediğiniz ve bu isteğe ulaşmak için neler yaptığınız. Kulağa oldukça klişe geldiğinin farkındayım ama hayat da zaten klişelerden ibaret değil midir? Elbette ki bu amaç uğruna para biriktirebilmek için bile aylık belli bir miktarın üzerinde para kazanıyor olmanız lazım. Hele ki son zamanlarda kurların sınır tanımayan yükselişi nedeniyle bu alt gelir sınırı sürekli yukarıya doğru çekiliyor. Yani yurtdışına seyahat artık giderek lüks sınıfına girmeye başlıyor. Kaldı ki asgari ücret ve civarında ücretlerle geçinen ailelerin bırakın böylesine büyük bir yolculuğu, yurtiçinde tatile çıkma olanakları bile oldukça zor. Geriye kalanlar için ise bahane üretmekten kolay bir şey yok.

Velhasıl kelam, görülecek çok yer, yapılacak çok iş var. Ortak kanının aksine bazı şeylerin imkansız olduğuna inanırım, ama dünyayı gezmenin değil.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.