Anthony Bourdain – Mutfak Sırları

Anthony Bourdain’le tanışmam ne yazık ki internette intihar haberlerini okumamla oldu. Bir şefin ardından bu kadar haber yapılıp, Twitter’da bu kadar yazılıp çizilmesi garibime gitmişti. Bu adamı bu kadar özel kılan ne diye çok merak etmiş ve biraz araştırma yapmıştım. Fotoğraflarına göz gezdirdiğimde ise bakışlarında anlam veremediğim bir üzüntü ve derinlik beni yakalamıştı. Caner Eler’in attığı bir tweetten sonra da Mutfak Sırları’nı almaya karar verdim.

Kitap o sıralarda(Haziran başları) tükenmişti ve hiçbir yerde yoktu. Ancak artan talebi gören Domingo Yayınevi bu boşluğu iyi değerlendirerek kitabı tekrar basıp biz okuyucularla buluşturdu. Ayrıca kitabın bu baskısında Bourdain’in kendi el yazısıyla yaptığı eklemeler, yorumlar ve düzeltmeler de mevcut. Hoş bir detay.

Mutfak Sırları

Mutfak Sırları, Bourdain’in kendi hayatından kesitler sunduğu otobiyografik bir kitap. Çocukluğunda şef olmaya karar verdiği andan başlayıp kitabın yazıldığı dönemde yaptığı televizyon programlarına değin hayatındaki her kırılma noktasını anlatıyor.

Anthony-Bourdain-Mutfak-Sırları

Kitapta gerçekten işin “mutfağına” giriliyor. Sadece New York’taki restoranlar için geçerli olsa da mutfakta müşterilerden habersiz nelerin döndüğünü görmek yer yer gözlerimin yuvalarından fırlamasına neden oldu. Son on yıldır düzen değişip daha sistematik ve insancıl koşullarda çalışmaya başlanmış olsa da o zamanlar insanların hangi şartlar ve zorluklarda çalıştığını okumak aşçılara bakış açımı oldukça değiştirdi. Son derece zor bir meslek ve normal insanlara göre kesinlikle değil.

Bourdain’in özel hayatı ve yaşadıklarına dair söylenecek çok şey var. Son derece zorlu bir hayat olmuş ancak bunun en büyük sebebi meslek seçiminden ve kişisel tercihlerden kaynaklı. Ancak kendisine hayran bırakan bir özelliği var ki o da açık sözlülüğü. Kendi adıma konuşuyorum, utancımdan yerin dibine gireceğim şeyleri ben bu kadar açık bir şekilde yazamazdım. Okurken “yok artık olamaz, daha neler” dedirtiyor. Bütün pişmanlıklarını çok içten ve samimi bir şekilde paylaşmış bizimle.

Bourdain-Mutfak-Sırları

Dikkatimi çeken başka bir detay ise iş arkadaşlarına oldukça geniş yer ayırmışken kendisinin kahrını çeken eşinden çok çok az bahsetmesi oldu. Çünkü uyuşturucu bağımlısı olduğu ve tam bir sefil hayatı yaşadığı dönemde de evliymiş ancak eşiyle ilgili hiç detay vermiyor. Bütün zorluklara göğüs geren bir kadının kitapta daha fazla yer alması gerekirdi gibime geliyor. Kesin bir sebebi vardır ama bilemiyorum.

Mutfak Sırları’nı okurken sürekli bu kadar zorluğa, keşmekeşe katlanmaya gerek var mıydı diye sordum kendi kendime. Çok daha rahat bir yaşam sürebilirdi özellikle New York gibi bir şehirde. Ancak tutkunu olduğu şeyin peşini bırakmamış ve emeklerinin karşılığını almış.

Yine de kitabın sonlarına doğru gelirken Bourdain’in mesleğini icra edebilmek için çektiği acıları düşününce kendimi ve hayatı sorguladım. Özellikle intiharını da düşünerek varoluşçuluğun derin dehlizlerinde kayboldum. Acaba hayat tadına varmamız gereken bir şey mi yoksa bir acılar bütünü mü? Değer mi?

Son Söz

Okumam biraz uzun sürdü ama ona rağmen hiç kopmadım. Çok “lezzetli” bir kitaptı Mutfak Sırları. Keşke ölümünden sonra değil de yaşarken tanısaydım. Bundan sonraki ilk işim yemek programlarını izlemek olacak. Otobiyografik bir kitap okumak istiyorsanız kesinlikle şans vermelisiniz.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.