Alper Canıgüz – Cehennem Çiçeği (Alper Kamu #2)

Afili Filintalar ekibinin bir diğer öne çıkan ismi de Alper Canıgüz. Hala anlamadığım konulardan biri de Afili Filintaların nasıl biraraya geldiği ya, neyse, o başka bir yazının konusu olsun. Cehennem Çiçeği‘yle tanışma hikayem oldukça net ve basit. Gönül eğlendirebileceğim kitap arıyordum. O sıralarda da kitap yeni çıkmış, yorumlar çok olumlu, hikaye de ilginç ve ilgi çekici. Hemen attım sepete, aldım Cehennem Çiçeği’ni. Aldım almasına ama okumak için 1 sene geçmesi lazımdı.

Buraya bir de dipnot bırakayım. Cehennem Çiçeği, Alper Kamu’nun ilk macerası değil. “Oğullar ve Recide Ruhlar“da ilk kez kendini göstermişti büyümüş de küçülmüş karakterimiz Alper Kamu..

Cehennem Çiçeği

Kitabın baş kahramanı Alper Kamu’yla başlamak gerek yazıya. 5 yaşında olan Alper Kamu(Albert Camus göndermesi de gözlerden kaçmamalı tabi), yeri geldiğinde arkadaşlarıyla top oynayan; yeri geldiğinde aşkla ve hayatla ilgili derinlemesine düşünüp sorgulayan; yeri geldiğinde de araştırmacı kimliğini öne çıkarıp dedektiflik yapan bir karakter. “5 yaşındaki bir çocuk bu bahsettiğin şeyleri mi yapıyor yani?” diyenleriniz olabilir. Bu açıdan Cehennem Çiçeği ucundan da olsa fantastik edebiyat kavramına yakınsıyor. Ama kitabı okurken kesinlikle bunu düşünüp, bu nasıl bi’ mantıksızlık demiyorsunuz.

Canıgüz öyle şahane bir karakter yaratmış ki onunla beraber koşup, onunla beraber oynuyor; onunla beraber sorgulayıp, onunla beraber düşünüyorsunuz. Alper Kamu’yu özel yapan şey de bu. Hem 5 yaşındaki bir çocuğun masum duygularını hissediyorsunuz, hem de bir yetişkinin düşüncelerini okuyorsunuz.

Bana biraz da Fransız yapımı çizgi film olan Cedric‘i hatırlatıyor. O çizgi filmdeki asıl karakter(Cedric) daha bir çocuksuydu Alper Kamu’ya oranla, yine de kitabı okurken biraz da Cedric’i izliyormuşum hissiyatına kapıldım.

Kendine has kişiliği sayesinde Alper Kamu, edebiyat dünyasındaki en sevdiğim karakterlerden biri oldu. Cehennem Çiçeği’ni okumanız için tek sebebiniz olabilir büyümüş de küçülmüş, 5 yaşındaki bedenin içinde hapis kalmış Alper Kamu.

Ben aşkı hayattan çok ölüme benzetirim… ve insan bir kere ölür.

Katil Kim?

Alper Kamu’nun arkadaşlarıyla takılmak dışında yaptığı çok önemli bir iş var. Mahallesinde işlenen bir cinayeti çözmek. Katili de babasının anlattığı bir hikayeden(hikaye diye kestirip atılmayacak kadar güzel bir hikaye) esinlenerek buluyor. Ancak bu dedektifçilik işi kitapta en az ilgimi çeken kısım oldu. Sonuyla çok terste bıraksa da, ben öyle aman aman şaşırmadım. Dediğim gibi, Cehennem Çiçeği’ni okuyucuya çeken basit bir cinayetten daha fazlası. Katil kim sorusunun cevabından daha fazlasını vadediyor.

Alper Canıgüz

Kitabın yazarına özel bir başlık açmamak hata olurdu. Canıgüz son derece akıcı bir üsluba sahip. Hiç sıkılmadan kısa bir sürede bitirdim Cehennem Çiçeği’ni. Muhtemelen siz de birkaç gün içerisinde bitirirsiniz kitabı. Bunun yanında aralara serpiştirdiği espriler ve ilginç enstantanelerle de yer yer kahkaha attırıyor. En iyi yaptığı iş ise yüzünüzde tebessüm bırakan bir sayfanın hemen ertesinde boğazınızın düğümlenme ihtimalinin oluşu.

Toprak yolun bittiği noktada, önümde sarı bir deniz uzanıyor. Dizlerimin üstüne çöküp sudaki aksime bakıyorum. Bu yüz, benim yüzüm. Bu gözler, benim gözlerim. Ellerim, benim ellerim… Hep kendim kalacağımı idrak ediyorum o zaman. Tanrım, bu nasıl bir lanet? Derimi yırtmak, gözlerimi oymak, dişlerimi sökmek bir işe yaramaz. Kendime mahkumum. Ağlasam, gözyaşlarım benim gözyaşlarım. Ben cehennemde değilim, cehennem benim içinde.

Son Söz

Biraz fırlamalığa, biraz absürdlüğe hayır demiyorsanız kesinlikle okumanız gereken bir roman Cehennem Çiçeği. Küfür edip sigara içen bu 5 yaşındaki delikanlıda eminim siz de kendinizden bir şeyler bulacaksınız.

Bir Cevap Yazın