Telefonlarımızdaki Kan: Koltan Madeni

Koltan nedir eminim çoğu insan bilmiyordur. Bilinmemesi de oldukça doğal. Ben tamamen şans eseri, Serdar Kuzuloğlu‘nun konferans konuşmalarından birini izlerken denk geldim ve oldukça ilgimi çekti. Üstünde biraz araştırma yapıp bir şeyler karalamaya, öğrendiğim bilgileri de derleyip burada paylaşmaya karar verdim. Bu yazıyı da aydınlanmak isteyenleri biraz aydınlatmak, vicdanımı az da olsa rahatlatmak için yazıyorum.


Koltan Nedir? Nerelerde Kullanılır?

Koltan, niyobyum ve tantal adı verilen elementlerin bir arada olduğu bir madendir. Orijinal adı kolumbit-tantalit(columbite-tantalite) olan koltanın topraktan çıkarıldığı haliyle kullanılması mümkün değildir. Kullanılabilmesi için kendisini oluşturan niyobyum ve tantal elementlerine ayrıştırılması gerekir.

Koltan Madeni

Demir-çelik endüstrisinde çokça kullanılan niyobyum(%80’i bu sektörde kullanılır) koltan dahil farklı cevher ve madenlerden elde edilebilir. Bu yüzden niyobyumu elde etmek için illa koltana ihtiyaç yoktur. Ancak elektronik cihazlar için hayati önem taşıyan tantal madeni için bu durum geçerli değildir.

Tantalın biomedikal uygulamaları(stent, yapay kemik) bulunmaktadır. Öncelikli kullanım yeri ise enerji depolayıcı veya kapasitör olarak telefondan laptop’a kadar bilimum elektronik alettir. Elektronik cihazların her geçen gün hayatlarımıza daha fazla dahil olmasıyla bu madene olan talep de gün geçtikçe artmaktadır. Tantalın da sadece koltandan elde ediliyor oluşu, koltanı vazgeçilmesi imkansız bir cevher haline getirmiştir. Dünya üzerinde bilinen koltan madeni rezervlerinin %80‘i Kongo topraklarında bulunması da bu bölgeyi çok değerli kılmaktadır.

Koltan ve Telefon


Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve İç Savaşı

1900‘lerin başından itibaren Belçika sömürgesi olan Kongo’da, 1960‘larda bağımsızlık mücadelesi verilmiş ve bu sırada yerel güçler de birbiriyle çatışmaya başlamış. Bu yüzden ülke neredeyse parçalanmanın eşiğine gelmiş. Ancak 1965‘te Joseph Mobutu ayaklanmaları bastırmış ve isyancıları tek bir çatı altında birleştirmeyi başarmış.

Mobutu, ülkesinde istikrarı sağladıktan sonra elde ettiği güçten feragat edememiş ve 30 yıl kadar ülkeyi tek başına yönetip, ülkenin adını da Zaire olarak değiştirmiş. 1994‘te Kongo’nun komşusu Ruanda’da soykırım yaşanmış ve isyancı güçler Kongo’nun doğu sınırlarının güvenlik açısından yetersiz olmasından da faydalanarak Doğu Kongo’yu işgal etmiş. Bu olaylar da Mobutu’nun siyasal gücünün zayıflamasına ve koltuğunu kaybetmesine neden olmuş.

Koltan Madeni

Milislerin Kongo’yu işgalinin ardından çevre ülkelerin de sözde yardım amacıyla ülkeye asker göndermesiyle işler iyice karışmış ve 2003 yılına kadar süren bir iç savaş başlamış. Bu süre zarfında Kongo topraklarını işgal eden bütün ülkeler ve milis gruplar Kongo’nun altın, elmas, koltan gibi değerli cevherlerini kendileri çıkarmış ve yasal olmayan yöntemlerle satmış.

Kongo ve Komşuları

 

2003 yılında iç savaş sona erse de koltan cevherinin bulunduğu ülkenin doğu kısmındaki karışıklıklar bitirilememiş ve bu iğrenç durum günümüze kadar uzanmıştır. Savaşın sonucu olarak 1994‘ten beri toplam ölü sayısının 5 milyon, tecavüze uğrayan kadın sayısının ise minimum 300 bin olduğu tahmin edilmekte ve sadece sayı olarak gördüğümüz bu istatistik verileri her geçen gün artmaktadır.


Blood In The Mobile

İşte bu iç savaşın ve silahların gölgesindeki Kongo’da kanla sulanmış topraklardan koltan çıkarılmaya devam ediyor. Kapitalist sistemin parçası olan büyük şirketler bu duruma ayak uydurmayı bilmiş ve yasadışı örgütlerle koltan ticareti yapmış. Avustralyalı bir gazeteci olan Klaus Werner, hazırladığı bir raporda Bayer gibi çok uluslu şirketlerin koltan kaçakçılarıyla olan illegal bağlantılarını belgemiş olmasına rağmen off-shore bankacılık ve Doğu Avrupa’daki kaçakçılar sayesinde kanlı koltan hala illegal yöntemlerle piyasaya sürülmeye devam ediyor.

Koltan ve İç Savaş

Bu konuyla alakalı iki tane video önerisi yapacağım. Birisi Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan ve artık bizden biri olan Enzo Ikah. Cep Hikayeleri olarak bilinen Youtube kanalında Kongolu bu adamın yüreğe dokunan 4 dakikalık hayat hikayesini izlemenizi ısrarla tavsiye ediyorum. Diğeri ise Danimarkalı yönetmen Frank Piasecki Poulsen’in Blood in the Mobile belgeseli. Döneminin popüler markası Nokia’dan başlayan ve Kongo’ya kadar uzanan, hemen hemen bütün gerçekleri öğrenebileceğiniz bir yapım.

Koltan Madeni ve Çocuk İşçi

Ruanda’da katliam yapan ve ardından Kongo’da terör estiren milisler hala bu topraklarda bulunuyor. İnsanları zorla çalıştırıyor, çocukları birer ölüm makinesi haline getiriyor, kadınlara tecavüz ediyorlar. Ben dahil herkes bu durumu sadece seyrediyor. En azından üzerine bir şeyler yazıp isyan etmek istedim. Bunu yaparak en başta da belirttiğim gibi vicdanımı az da olsa rahatlatıyorum. “Gidemesem de yolunda ölüyorum” misali…

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.